Anahtar Yayınları Şeyh Bedreddin ve Varidat Esat Korkmaz 9789758612390
Anahtar Yayınları Şeyh Bedreddin ve Varidat Esat Korkmaz 9789758612390

Anahtar Yayınları Şeyh Bedreddin ve Varidat Esat Korkmaz 9789758612390

İndirim Oranı : %28 İndirim
Fiyat : ₺35,00
İndirimli : ₺25,20
Anahtar Yayınları, Şeyh Bedreddin ve Varidat, Esat Korkmaz, 9789758612390. Tarih üzerine düşünmek olmuş-gitmiş olanlarımızı yeniden aramıza taşıma işidir. Bu yolla tarihe sahip çıkma girişimidir. Bunu sağlıklı yapamazsak olmuş-gitmiş kimi alçakların oyuncağı olabiliriz çünkü tarih yalnızca dürüstlerin değil alçakların da tarihidir ortak tarihtir ya da tarih içinde tarihtir. Eksikliği yaşam bağışlamaz boşluk da tanımaz ne olup ne bitiyor demeye fırsat bulamadan tarih egemenin hizmetine girer ya da bizler bu tarihin hizmetçisi oluruz. Böylesi bir son yakalandığında ölüler yaşayanları bir bir gömmeye başlar. Yaşamın geleceğine egemen olmak istiyorsak zamanı yutmak kendimize egemen olmak istiyorsak yutulan zamanı gözlemek durumundayız.Geçmiş olayların tarihsel özelliği ancak geleceğe katkıları ortaya çıktığında tam olarak anlaşılabilir: Aradan altıyüz yıla yakın süre geçti tam anlamıyla gelecek zamanda sayılırız bilmek için yeterli zaman geçmiştir. Kaynaklar boş bir evde duran hayaletler gibidir tarihle sulanabilirse sulanıp canlandırılabilirse hayalet olmaktan çıkıp aramıza katılabilirler. Hayaletlerin aramıza katılması geçmişimizle çiftleşmek anlamına gelir ki doğum kaçınılmazdır.Bizler Şeyh Bedreddini Nazım Hikmet’in Şeyh Bedreddin Destanından öğrendik: Nazım Hikmet isyanın geçtiği tarih kesitine koğuşun demir parmaklıklarına yanaşan ve Tornacı Şefik’in gömleğini giyen Borklüce Mustafa’nın dervişlerinden birinin ruhu ile yolculuk etmişti. Biz ise Bedreddin’in kavga düşünce dünyasına yaşamın sonuncu kaynağı olduğuna inanılan ve canı taşıdığı kabul edilen ondan bize ulaşan tek kanıt durumunda bulunan kemikleri ile seyahat edeceğiz. Kemiklerden oluşan iskelet geriye taşındığında bin bir can edinir bin bir dona bürünür geçmişin orasında-burasında bedensiz dolaşan ve beden beden diye çığrisan Bedreddin müridlerini uçurup aramıza taşıyıverir. Bu aslında söze gelmek sözle gelmek yeni bedenlerde yorumlanmak yani davranışa dönüşmek bu yolla geleceğe taşınıp ölümsüzleşmek ölmeden evvel ölmek ya da yaşarken dirilmek demektir. Nazım Hikmet’in Şeyh Bedreddin Destanı’nın sonuna eklediği Ahmed’in öyküsü bu tasarıma çarpıcı bir örnektir. Ahmed’in dedesi ile muhabbet eden erenler tok ve kararlı bir sesle şöyle der:-İsa peygamberin oluşu etiyle kemiğiyle sakalıyla dirilecekmiş. Bu yalandır. Bedreddin’in oluşu kemiksiz sakalsız bıyıksız gözün bakışı dilin sözü göğsün soluğu gibi dirilecek. Bunu bilirim işte.. Bedreddin yine gelecek diyorsak sözü bakışı soluğu bizim aramızdan çıkıp gelecektir diyoruz.....ve yazarkenSimavneli TeşhiliniTorlak Kemalle Mustafaoptülerşeyhlerinin elini.Al atların kolanını sıktılar.Ve İznik kapısındandızlerinde çırılçıplak bir kılıçheybelerinde el yazma bir kitapla çıktılar...Kitaplarının adı:Varıdatdı.Nâzim Hikmet
DetaySabitİçerik